“Haftada 5 gün spor yapıyorum.”
Bu cümle artık bir sağlık göstergesi gibi söyleniyor.
Sanki biri bunu dediğinde otomatik olarak disiplinli, sağlıklı, formda ve doğru yolda kabul ediliyor.
Ama işin içinden biri olarak şunu net söyleyebilirim:
Haftada 5 gün spor yapmak tek başına ne sağlığın garantisidir ne de doğru yapıldığını gösterir.
Bu yazıda meseleyi “spor yapıyor muyuz?” basitliğinden çıkarıp, ne kadar, ne sıklıkla, kimin için ve hangi koşullarda sağlıklı sorularıyla ele almak istiyorum. Bilim ne diyor, saha ne gösteriyor, beden ne söylüyor… Hepsine birlikte bakalım.
Spor dünyasında rakamlar çok sevilir:
10 bin adım,
45 dakika,
haftada 5 gün,
ayda şu kadar kilo…
Ama vücut matematikle değil, adaptasyonla çalışır.
Bir diyetisyen ve spor eğitmeni olarak en sık gördüğüm hatalardan biri şudur:
İnsanlar sporun sayısına odaklanır ama etkisine bakmaz.
Oysa beden için asıl sorular şunlardır:
Eğer bu soruların cevabı “hayır” ise, haftada 5 gün spor yapmak sağlıklı olmaktan çıkar.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Amerikan Spor Hekimliği Koleji (ACSM) ve benzeri otoriteler yıllardır benzer bir çerçeve sunuyor:
veya
Burada önemli bir detay var:
Bu rehberler “kaç gün” demiyor, “toplam ne kadar” diyor.
Yani bu süre:
Bu noktada haftada 5 gün spor yapmak bir seçenek, ama zorunluluk değil.
Son yıllarda çok ses getiren araştırmalardan biri, halk arasında “weekend warrior” (hafta sonu sporcusu) olarak bilinen grubu inceledi.
Bu kişiler:
Geniş örneklemli epidemiyolojik çalışmalar şunu gösterdi:
Toplam haftalık egzersiz süresi önerilen düzeye ulaştığında, egzersizin haftaya yayılması ile birkaç güne sıkıştırılması arasında ölüm riski, kalp-damar hastalıkları ve metabolik sağlık açısından büyük fark yoktu.
Bu bulgu bize çok net bir şey söylüyor:
Vücut takvime değil, yüke ve adaptasyona tepki verir.
Kuvvet ve kas gelişimi üzerine yapılan meta-analizler, özellikle şu noktayı vurguluyor:
Aynı haftalık toplam antrenman hacmi (set × tekrar × yük) sağlandığında,
antrenman sıklığının (kaç gün yapıldığı) etkisi sınırlıdır.
Yani:
Kas gelişimi açısından benzer sonuçlar verebilir.
Bu, “daha çok gün = daha çok kas” algısının her zaman doğru olmadığını gösteriyor.
Çünkü haftada 5 gün spor yapmanın bazı avantajları gerçekten var:
✔️ Rutin oluşturur
Sporu hayatın bir parçası hâline getirmek bazı insanlar için daha kolay olur.
✔️ Günlük stres yönetimini destekler
Düzenli hareket, özellikle orta şiddette yapıldığında kortizol dengesine yardımcı olabilir.
✔️ Psikolojik olarak “aktif yaşam” algısı yaratır
Ama avantajlı olması, herkes için doğru doz olduğu anlamına gelmez.
Burada dürüst olmak gerekiyor.
Özellikle:
haftada 5 gün spor programları şu sorunlara yol açabiliyor:
Kas-iskelet sistemi, özellikle toparlanma süresi tanınmadığında alarm verir.
Spor bir noktadan sonra keyif değil, zorunluluk hâline gelir.
Ve ironik olan şu:
Birçok kişi sporu sağlıklı olmak için yaparken, sağlığını zorlamaya başlar.
Bir diyetisyen olarak şunu özellikle vurgulamak isterim:
Haftada 5 gün spor yapan ama yeterince beslenmeyen bir beden, gelişmez.
Yetersiz enerji alımı:
Aynı şekilde:
sporun etkisini neredeyse sıfırlar.
Bu yüzden sporun sıklığı tek başına konuşulamaz.
Beslenme, uyku ve toparlanma olmadan spor sadece yük bindirir.
Hayır.
Ve belki de bu yazının en önemli cümlesi bu.
Bilim bize “herkes haftada 5 gün spor yapmalı” demiyor.
Bilim bize şunu söylüyor:
Yeterli yük + yeterli toparlanma = sağlık
Haftada 5 gün spor yapmak kulağa disiplinli, güçlü ve sağlıklı geliyor olabilir.
Ama bilim bize şunu açıkça söylüyor:
Sporun sağlıklı olup olmadığı takvimle değil, bedenin verdiği yanıtla anlaşılır.
Gerçek sağlık;
– düzenli hareket edebilmek,
– toparlanabilmek,
– sakatlanmadan devam edebilmek
– ve bunu aylarca, yıllarca sürdürebilmektir.
Bir spor eğitmeni ve diyetisyen olarak şunu net söyleyebilirim:
Bazı bedenler haftada 5 günü kaldırır, bazıları 3 günde çok daha iyi yanıt verir.
Bazıları için sık spor motive edicidir, bazıları içinse tükenmişliğin başlangıcıdır.
Bilim “herkes aynı sıklıkta spor yapmalı” demez.
Bilim şunu der:
Yeterli uyaran + yeterli toparlanma = gelişim ve sağlık.
Eğer spor sonrası daha güçlü hissediyorsan,
günlük hayatın kolaylaşıyorsa,
uykun ve enerjin iyileşiyorsa
doğru yoldasın — kaç gün yaptığının hiçbir önemi yok.
Ama spor seni sürekli yorgun, gergin ve suçlu hissettiriyorsa;
orada mesele gün sayısı değil, dengeyi kaybetmiş bir yaklaşımdır.
Gerçekçi spor;
bedeni zorlamak değil,
bedeni tanımaktır.
Dyt. Melina Ezgi Tosun
Kaynak: https://bihaber.tr/author/met/

Türkiye ve dünya gündemindeki sıcak gelişmeleri okuyucularına tarafsız ulaştırmayı hizmet kabul eden haber platformu.